İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
İş ve sosyal güvenlik hukuku; işçi ile işveren arasındaki çalışma ilişkilerini, tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerini ve çalışanların sosyal güvenlik sisteminden doğan haklarını düzenleyen hukuk alanıdır.
Nacar Hukuk, iş ilişkilerinin kurulmasından sona ermesine kadar ortaya çıkabilecek hukuki ihtiyaçlar ile iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında, somut olayın özelliklerini dikkate alarak işçi ve işverenlere hukuki destek sağlamaktadır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunun Kapsamı
Türkiye’de iş ilişkilerine ilişkin temel düzenlemelerin başında 4857 sayılı İş Kanunu gelmektedir. Bunun yanında 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve çalışma ilişkisinin niteliğine göre ilgili diğer mevzuat hükümleri de uygulama alanı bulabilmektedir.
İş sözleşmesinin kurulması ve sona ermesi, çalışma koşulları, ücret, fazla çalışma, yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı gibi konular iş hukukunun önemli unsurları arasındadır. Sosyal güvenlik hukuku ise sigortalılık, primler, iş kazaları ve sosyal güvenlik sisteminden kaynaklanan diğer hukuki ilişkileri kapsamaktadır.
Hangi Konularda Hukuki Destek Sağlıyoruz?
İş ve sosyal güvenlik hukukundaki ihtiyaçlar, çalışma ilişkisinin ve uyuşmazlığın niteliğine göre farklılık gösterebilir.
Bu kapsamda;
- İş sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi,
- İş sözleşmelerinin feshi ve sona ermesine ilişkin süreçler,
- Kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin uyuşmazlıklar,
- Ücret ve fazla çalışma alacaklarına ilişkin talepler,
- Yıllık ücretli izin ve diğer işçilik alacakları,
- İşe iade süreçleri,
- İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların takibi,
- İş kazalarından kaynaklanan hukuki süreçler,
- Hizmet tespiti ve sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıklar,
- Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklar,
- İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk ve dava süreçleri
konularında hukuki destek sağlanmaktadır.
İş Sözleşmesinin Kurulması ve Sona Ermesi
İş sözleşmesi, işçi ve işveren arasındaki çalışma ilişkisinin temelini oluşturur. Sözleşmede çalışma koşullarının, ücretin, tarafların yükümlülüklerinin ve ilişkinin niteliğine göre gerekli diğer hususların hukuka uygun şekilde belirlenmesi önem taşımaktadır.
İş ilişkisinin sona ermesi ise taraflar açısından çeşitli hukuki sonuçlar doğurabilir. Feshin hukuki niteliği ve gerekçesi; kıdem ve ihbar tazminatı, işe iade ve diğer işçilik alacakları bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle iş sözleşmesinin sona ermesine ilişkin sürecin somut olayın özellikleri ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir.
İşçilik Alacakları ve İş Uyuşmazlıkları
Çalışma ilişkisinin devamı sırasında veya sona ermesinden sonra ücret, fazla çalışma, yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı gibi çeşitli alacaklara ilişkin uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
İşçilik alacaklarının değerlendirilmesinde iş sözleşmesi, ücret kayıtları, çalışma süreleri, işyeri kayıtları ve uyuşmazlığa ilişkin diğer deliller önem taşıyabilir.
Kanunda belirtilen iş uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olabilir. Arabuluculuk sonucunda anlaşma sağlanamaması halinde ilgili şartlar doğrultusunda yargı yoluna başvurulması mümkündür.
Sosyal Güvenlik ve İş Kazalarına İlişkin Süreçler
Çalışanların sigortalılık durumu, hizmet süreleri, sosyal güvenlik primleri ve iş kazaları sosyal güvenlik hukukunun önemli konuları arasındadır.
Hizmetlerin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi, sigortalılık durumuna ilişkin uyuşmazlıklar ve iş kazalarından kaynaklanan hukuki süreçler somut olayın özelliklerine göre farklı hukuki başvuruları gündeme getirebilir.
Nacar Hukuk, iş ve sosyal güvenlik hukuku kapsamındaki süreçlerde iş ilişkisinin özelliklerini ve ilgili mevzuatı dikkate alarak müvekkillerinin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik hukuki destek sağlamaktadır.
Yasal Uyarı: Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır ve hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.